Yargıtay'ın temyiz denetiminde 'maddi hukuka aykırılık' ile 'muhakeme hukukuna aykırılık' iddialarını nasıl ayırt ettiği ve bu iki tür aykırılıkta inceleme kapsamının nasıl farklılaştığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285836

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/341 E., 2020/474 K. sayılı kararı bu ayrımı detaylandırır: 1. **Maddi Hukuka Aykırılık:** Hükmün, TCK veya diğer maddi ceza kanunlarındaki düzenlemelere (suç tanımı, ceza miktarı, indirim/artırım nedenleri, zincirleme suç vb.) aykırı olmasıdır. Temyiz dilekçesinde maddi hukuka aykırılık iddiası ileri sürüldüğünde, Yargıtay bu belirtilen aykırılıkların yanı sıra dilekçede açıklanmamış dahi olsa dosyaya yansıyan tüm maddi hukuka aykırılıkları resen inceler ve bozma nedeni yapar. 2. **Muhakeme Hukukuna Aykırılık:** Hükmün, CMK veya diğer usul kanunlarındaki düzenlemelere (yargılama süreci, delil toplama, savunma hakkı vb.) aykırı olmasıdır. Temyiz dilekçesinde muhakeme hukukuna aykırılık iddiası ileri sürüldüğünde, Yargıtay bu aykırılığın 'hükme etki edecek nitelikte' olup olmadığını değerlendirir. Eğer hükme etki edecek nitelikteyse veya mutlak hukuka aykırılık (CMK m.289) ise bozma kararı verir. Aksi takdirde, yani hükme etki etmeyen muhakeme hukuku aykırılıkları için sadece ilamda işaret etmekle yetinir. Bu ayrım, istinaf sonrası temyiz denetiminin kapsamını ve Yargıtay'ın rolünü belirlemede kritiktir.