CMK m.209'da 'sanığın sorgusunun naip veya istinabe yoluyla yapıldığı hâllerde sorgu tutanağının duruşmada okunması' zorunluluğu, 'doğrudan doğruyalık' ilkesi açısından neden önemlidir ve bu ilkenin mutlak olmadığını gösteren durumlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285758

Naip veya istinabe yoluyla yapılan sorgu, sanığın bizzat duruşmada bulunmadığı, başka bir mahkeme veya hakim aracılığıyla ifadesinin alındığı durumlardır. CMK m.209/1, bu tutanakların duruşmada okunmasını zorunlu kılar. Bu, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'doğrudan doğruyalık' ilkesinin (delillerle mahkemenin bizzat ve doğrudan temas kurması) bir gereğidir. Ancak, bu ilke mutlak değildir; sanığın fiziken bulunamadığı durumlarda (örneğin, sağlık sorunları, uzaklık), istinabe yoluyla sorgu yapılmasına izin verilir (CMK m.196/3). Bu istisnai hallerde, tutanakların okunmasıyla yetinilir ve bu, doğrudan doğruyalık ilkesinin bir 'tavizi' olarak kabul edilir. Ancak bu taviz dahi, tutanakların okunması ve taraflarca tartışılması yoluyla delillerin mahkeme önüne getirilmesini gerektirir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/5711 E., 2016/283 K. sayılı kararı, okunmama durumunu bozma nedeni saymıştır.