TCK m.221/4 uyarınca suç örgütü mensubiyetinde etkin pişmanlığın temyiz aşamasında ileri sürülmesi durumunda Yargıtay'ın tutumu nedir ve bu durumun doğurduğu hukuki sorunlar nelerdir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 14.05.2018 tarihli, 2018/139 E. ve 2018/1471 K. ile 03.03.2021 tarihli, 2019/6305 E. ve 2021/1832 K. sayılı kararları, sanığın etkin pişmanlık hükümlerine ilk defa temyiz aşamasında başvurması halinde dahi, Yargıtay'ın dosyayı ilk derece mahkemesine göndererek bu hususun değerlendirilmesini istemektedir. Ancak makalede bu kararın isabetli olmadığı savunulmaktadır. Gerekçe şudur: Yargıtay, ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalar haricinde yalnızca hukukilik denetimi yapan bir temyiz mercii olup, maddi vaka inceleme yetkisi bulunmamaktadır (CMK m.288, 294). Temyiz aşamasında yeni delil niteliğindeki bilgilerin verilmesi, Yargıtay'ın fonksiyonunu aşar ve ilk derece/istinaf mahkemelerinin görevini devralması anlamına gelir. Ayrıca, bu aşamada verilen bilgilerin örgütün dağılmasına veya diğer mensuplarının yakalanmasına ne kadar elverişli olacağı tartışmalıdır, zira diğer sanıklar hakkında kesinleşmiş hükümler varsa aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu bilgiler kullanılamayabilir. Kanaatimizce TCK m.221 kapsamındaki etkin pişmanlık, en geç istinaf aşamasında uygulanmalıdır (Şen, a.g.e.).