Adli sicil kaydının CMK m.209 uyarınca duruşmada okunması zorunluluğu ve CMK m.226 uyarınca 'ek savunma hakkı' arasındaki ilişki nedir? Bu zorunlulukların ihlali, özellikle tekerrür hükümlerinin uygulanması bağlamında nasıl sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285605

Adli sicil kaydı, CMK m.209 uyarınca duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Bu zorunluluk, sanığın geçmiş mahkumiyetlerini gösterir ve tekerrür hükümleri (TCK m.58) gibi cezanın artırılmasına veya infaz rejimine ilişkin önemli kararların temelini oluşturur. CMK m.226'ya göre, suçun hukuki niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri (örneğin tekerrür nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimi) uygulanması gerektiğinde, sanığa veya müdafiine ek savunma hakkı tanınması zorunludur. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016/2391 E., 2016/3557 K. ve 2016/311 E., 2016/934 K. - karşı oylarda belirtilen görüş), adli sicil kaydının okunması üzerine sanığın 'bir diyeceğinin olmadığını' beyan etmesinin ek savunma yerine geçmediğini belirtir. Özellikle tekerrür hükümleri uygulanacaksa, sanığa bu konuda ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması, CMK m.226'ya aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir.