Epilepsi hastalığının TCK m.32 bağlamında cezai sorumluluğa etkisi Yargıtay içtihatlarında nasıl ele alınmaktadır? Özellikle 'eylem anı ile nöbet hâlinin çakışıp çakışmadığının somut olaya göre tespiti' neden büyük önem taşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285588

Epilepsi (sara hastalığı), tıbbi olarak beynin elektriksel fonksiyonlarındaki geçici bozukluğa bağlı olarak bilinç kaybı ve nöbetler halinde ortaya çıkan bir nörolojik tablo olarak tanımlanır. Yargıtay içtihatları, epilepsi hastalarında cezai sorumluluğun tespiti için kritik bir ayrım yapar: 'Suçun nöbet sırasında, nöbetten önceki ve sonraki zihin bulanıklığı içerisinde işleyip işlemediğinin belirlenmesi' gerekmektedir. Eğer suç, şuur kaybı ile epilepsi nöbetleri sırasında veya nöbetten kısa bir zaman önce/sonra açılma evresinde işlenmişse, kişinin cezai sorumluluğu yoktur. Bu durum, 'eylem anı ile nöbet hâlinin çakışıp çakışmadığının somut olaya göre tespit edilmesi'ni zaruri kılar. Bu tespit, özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, genellikle adli tıp raporları ile yapılmalıdır. Eksik araştırma ile hüküm kurulması bozma nedenidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/458 E. , 2023/210 K. ve 2018/576 K.).