CMK m.209'da belirtilen 'duruşmada okunması zorunlu belgeler ve diğer yazılar' ibaresi, yargılamanın 'sözlülük' (şifahî) ilkesiyle nasıl bir ilişki içindedir? Yazılı delillerin sözlü yargılama ortamına aktarılmasının önemi nedir?
CMK m.209'da sayılan belgelerin duruşmada okunması zorunluluğu, yargılamanın temel ilkesi olan 'sözlülük' (şifahî) ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Sözlülük ilkesi, delillerin ve beyanların duruşma salonunda sözlü olarak ortaya konulmasını, tartışılmasını ve mahkemenin bu sözlü ortamda kanaat oluşturmasını öngörür. Her ne kadar okunacak belgeler 'yazılı' olsa da, bunların duruşmada 'sesli olarak okunması', yazılı delillerin sözlü yargılama ortamına aktarılmasını sağlar. Bu sayede: 1. **Şeffaflık:** Belgelerin içeriği tüm taraflarca ve kamuoyunca (aleniyet ilkesi gereği) öğrenilebilir. 2. **Tartışılabilirlik:** Okunan belgelere karşı sanık, müdafii, savcı ve katılanın 'diyecekleri sorulur' (CMK m.215), böylece deliller tartışmaya açılır. 3. **Doğrudanlık:** Hakim, delillerle doğrudan (okunma yoluyla da olsa) temas kurar. Bu uygulama, yazılı delillerin yargılamanın sözlü dinamiğine dahil edilerek, adil yargılanma hakkının güvence altına alınmasına hizmet eder.