Tefecilik suçunun konusunun 'para' olması ve 'Türk parası ya da yabancı para' ayrımı yapılmaması, bu suçun evrensellik ilkesiyle ilişkisini nasıl açıklar?
Tefecilik suçunun konusunun sadece 'para' olması ve bu paranın 'Türk parası ya da yabancı para' olması arasında bir ayrım yapılmaması (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2018/31 E., 2020/477 K.), bu suçun 'evrensellik ilkesi' ile doğrudan bir ilişkisi olmasa da, ekonomik suçlarla mücadelede uluslararası boyutunu ve sınır ötesi etkisini gösterir. Suçun korunması gereken hukuki yararı, 'serbest rekabet mekanizması ve ekonomik ortamın güvenilirliği'dir. Bu hukuki yarar, kullanılan para biriminden bağımsızdır. Dolayısıyla, hangi para birimiyle işlenirse işlensin, tefecilik fiilinin ülkenin ekonomik düzenine verdiği zarar aynı kabul edilir. Bu durum, suçla mücadelede kullanılan araçların uluslararası işbirliğini de gerektirebileceğini düşündürür, zira yasadışı ekonomik faaliyetler genellikle uluslararası boyutta da gerçekleşebilir.