Yargıtay'ın CMK m.289'da 'temyiz dilekçesinde maddi hukuka aykırılık iddiası ileri sürüldüğünde, dilekçede açıklanmamış olsa dahi dosyaya yansıyan tüm maddi hukuka aykırılıkların resen incelenmesi' yönündeki içtihadı, istinaf sonrası temyiz denetimini nasıl şekillendirir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/341 E., 2020/474 K. sayılı kararı uyarınca, temyiz dilekçesinde maddi hukuka aykırılık iddiası ileri sürüldüğünde, Yargıtay sadece belirtilen nedenlerle sınırlı kalmaz, 'dilekçede açıklanmamış olsa dahi dosyaya yansıyan tüm maddi hukuka aykırılıkları resen inceler'. Bu yaklaşım, istinaf sonrası temyiz denetimini önemli ölçüde şekillendirir. İstinaf kanun yolu, maddi vakayı (olayı) inceleme yetkisine sahipken, temyiz kural olarak hukuki denetimle sınırlıdır. Ancak Yargıtay, maddi hukuka ilişkin aykırılıkların hukuki denetimden ayrılamayacağı görüşüyle, hükmün hukuki yönünü denetlerken maddi olayın doğru tespit edilip edilmediğini de irdelemektedir. Bu durum, hukuki birliği sağlama ve maddi gerçeğe ulaşma amaçlarıyla uyumlu bir genişletici yorumdur, Yargıtay'ın sadece usuli hataları değil, kararın esasına etki eden hukuki hataları da dikkate almasını sağlar.