TCK m.32 bağlamında 'akıl hastalığı'nın 'kusur yeteneğini azaltan' bir neden olarak kabul edilmesi, kusur yeteneğini tamamen ortadan kaldıran durumlardan hangi hukuki sonuç farkını yaratır?
TCK m.32, akıl hastalığının kusur yeteneği üzerindeki etkisine göre iki farklı sonuç öngörür: 1. **Tamamen ortadan kaldırma (TCK m.32/1):** Eğer akıl hastalığı nedeniyle kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği 'tamamen ortadan kalkmış' ise, kişi kusursuz kabul edilir ve 'ceza verilmez'. Ancak tehlikelilik hali nedeniyle 'güvenlik tedbirine' hükmolunur. 2. **Önemli derecede azaltma (TCK m.32/2):** Eğer bu yetenekler 'önemli derecede azalmış' ancak tamamen ortadan kalkmamışsa (birinci fıkradaki derecede olmamak), failin kusuru tam değildir ancak vardır. Bu durumda fail 'cezalandırılır', ancak cezada (ağırlaştırılmış müebbet/müebbet hapis cezaları için belirli yıllara indirim, diğer hallerde altıda birden fazla olmamak üzere indirim) 'indirim' yapılır. Mahkum olunan ceza kısmen veya tamamen güvenlik tedbirine çevrilebilir. Temel fark, 'ceza verilmemesi' ile 'cezada indirim yapılması' arasındaki ayrımdır. Birincisinde kusur tamamen yok sayılır, ikincisinde ise kusurda bir azalma kabul edilir.