CMK m.289/1-e bendindeki 'kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması' mutlak bozma nedeni olarak ele alınırken, 'sanığın yokluğunda duruşma yapılması' hangi durumlarda bu kapsama girer ve istisnaları nelerdir?
CMK m.289/1-e, sanığın yokluğunda duruşma yapılması durumunu mutlak bozma nedeni olarak kapsayabilir. Ancak CMK, sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesinin bazı istisnai hallerini de düzenler: 1. **Sanığın mazeretsiz gelmemesi:** CMK m.206/1'e göre, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz gelmemesi, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz. Ancak bu durumda bile hükümden önce sanığa son söz hakkı verilmelidir (CMK m.216/3). 2. **Davranışları duruşmayı tehlikeye sokan sanık:** CMK m.204/1'e göre, davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanığın yokluğunda duruşma yapılabilir, ancak bu durumda sanığa zorunlu müdafii atanması gerekir. 3. **Kaçak sanık:** CMK m.247/4'e göre, kaçak sanık hakkında duruşma yapılabilir, ancak zorunlu müdafii atanmalıdır. 4. **Basit yargılama:** Basit yargılama usulünde sanığın duruşmaya gelmesine gerek olmayabilir (CMK m.251). Zorunlu müdafiin yokluğunda duruşma yapılması, sanığın savunma hakkının kısıtlanması olduğu için mutlak bozma nedenidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/409 E., 2021/64 K.). Dolayısıyla, sanığın yokluğunda duruşma yapılması istisnai hallerde mümkün olsa da, bu istisnaların koşullarına uyulmaması, savunma hakkının kısıtlanması yoluyla CMK m.289/1-e veya 1-h kapsamında mutlak bozma nedeni teşkil edebilir.