TCK m.221/4'teki örgüt mensubiyetinde etkin pişmanlığın temyiz aşamasında uygulanabilmesi, 'aleyhe bozma yasağı' ilkesiyle nasıl bir çatışma yaratabilir? Özellikle birden fazla sanığın bulunduğu davalarda bu durumun sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285556

TCK m.221/4'teki etkin pişmanlık talebinin temyiz aşamasında kabul edilmesi, 'aleyhe bozma yasağı' ilkesiyle çatışma yaratabilir. Aleyhe bozma yasağı (CMK m.304), temyiz başvurusunun sadece sanık veya müdafii tarafından yapılması durumunda, hükmün sanığın aleyhine bozulmamasını öngörür. Eğer birden fazla sanık varsa ve bir sanık temyiz aşamasında etkin pişmanlık talebinde bulunursa, vereceği bilgiler haklarında kesinleşmiş hüküm bulunan diğer sanıklar aleyhine kullanılamayacaktır. İlk derece veya istinaf mahkemesi huzurunda yargılama sona ermiş ve diğer sanıklar hakkında aleyhe temyiz başvurusu yoksa, Yargıtay diğer sanıklar hakkındaki kararları bozamaz. Bu durumda, etkin pişmanlık koşulları uygulama alanı bulamayabilir ve failin verdiği bilgiler, suçla mücadelede tam anlamıyla kullanılamaz. Bu, etkin pişmanlık kurumunun amacını zedeleyebilir ve adalet duygusunu sarsabilir (Şen, a.g.e., p.13, 21).