CMK m.289'da 'hakimin görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış olması' ile 'geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu halde hakimin hükme katılması' arasındaki fark, 'reddedilmiş hakimin hükme katılması' ile 'reddedilmiş hakimin kanuna aykırı olarak reddedilip hükme katılması' arasındaki ayrımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285551

Bu bentler, hakimin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile ilgili mutlak bozma nedenleridir: 1. **Kanun gereğince yasaklanmış hakim (CMK m.289/1-b):** Burada hakimin tarafsızlığını etkileyen durumlar (örneğin, yakın akrabalık, aynı davada avukatlık yapma) doğrudan kanunla belirlenmiştir (CMK m.23). Bu haller oluştuğunda hakimin 'yasaklı' olması otomatikman devreye girer ve hakimin iradesinden bağımsızdır. Yasaklı bir hakimin hükme katılması doğrudan mutlak bozma nedenidir. 2. **Geçerli şüphe nedeniyle reddedilmiş hakim (CMK m.289/1-c):** Bu durum, hakimin tarafsızlığına dair 'geçerli şüphe'ye dayanır (CMK m.25). Bu şüphe üzerine bir ret istemi sunulur. Eğer bu istem: * **Kabul edildiği halde hakimin hükme katılması:** Ret kararı verilmiş olmasına rağmen hakimin yargılamaya devam etmesidir. * **Kanuna aykırı olarak reddedilip hakimin hükme katılması:** Ret istemi haksız yere reddedilmiş olmasına rağmen hakimin yargılamaya devam etmesidir. Her iki durumda da, hakimin tarafsızlığına ilişkin şüphe veya kararın hukuka aykırılığı nedeniyle hüküm mutlak bozma nedenidir. Fark, yasaklılığın doğrudan kanundan kaynaklanması ile 'geçerli şüphe' üzerine yapılan ve usulü hatalı olan bir ret/reddedilme işleminden kaynaklanması arasındadır.