TCK m.32 bağlamında sanığın 'akli durumu' konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden rapor alınması gerekliliğinin ihlalinin, yargılama sürecinde 'eksik kovuşturma' olarak kabul edilmesinin sonuçları nelerdir?
Sanığın akli durumu konusunda belirtilen uzman kurumlardan rapor alınmaması, Yargıtay tarafından 'eksik kovuşturma' olarak kabul edilir ve hükmün bozulmasını gerektirir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 2017/5829 E., 2018/688 K.). Bu durum, yargılama makamının maddi gerçeğe ulaşmak için tüm delilleri toplama ve değerlendirme yükümlülüğünü (CMK m.160, 161) yerine getirmediği anlamına gelir. Cezai ehliyet, ceza sorumluluğunun temel bir unsuru olduğu için, bu konuda şüpheye yer bırakmayacak bilimsel ve hukuki tespitte bulunulmadan verilen hükümler, adil yargılanma hakkını ihlal eder. Hükmün bozulması, dosyanın yeniden inceleme için alt derece mahkemesine gönderilerek eksikliklerin giderilmesini zorunlu kılar.