TCK m.221'deki suç örgütü mensubiyetinde etkin pişmanlıkta, Yargıtay'ın 'temyiz aşamasında verilen dilekçeler ile örgütle irtibatlı 70 kişi hakkında bilgi verip etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteme' durumunu nasıl değerlendirdiği ve bunun adalet duygusunu sarsan yönleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285533

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 03.03.2021 T., 2019/6305 E., 2021/1832 K. sayılı kararında, sanığın temyiz aşamasında dahi örgütle irtibatlı kişiler hakkında bilgi vererek etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesi durumunda, duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınması ve hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak makalede bu yaklaşımın adalet duygusunu sarsabileceği ve isabetli olmadığı savunulur. Eleştirel görüşe göre: 1. **Maddi Vaka İnceleme Yetkisi:** Yargıtay, temyiz merciinde kural olarak maddi vaka incelemesi yapmaz, sadece hukuki denetim yapar. Yeni delil niteliğindeki bu bilgilerin temyiz aşamasında değerlendirilmesi, Yargıtay'ın fonksiyonunu aşar. 2. **Eşitsizlik:** İlk derece ve istinaf mahkemelerinde pişmanlık göstermeyen sanığın, temyiz aşamasında, yani kararın bozulma ihtimalini gördükten sonra bu imkandan yararlanması, yargılamanın önceki aşamalarında samimi pişmanlık gösterenlerle eşitsizlik yaratır. 3. **Etkinlik Tartışması:** Temyiz aşamasında verilen bilgilerin, örgütün dağılması veya diğer mensupların yakalanması açısından ne kadar 'elverişli' olacağı şüphelidir, zira diğer sanıklar hakkındaki hükümler kesinleşmiş olabilir ve aleyhe bozma yasağı devreye girebilir. Bu durum, etkin pişmanlığın zaman sınırının ve yargılamanın farklı aşamalarının rolleri arasındaki karmaşıklığı gösterir.