CMK m.209'da 'sanığın sorgusunun naip veya istinabe yoluyla yapıldığı hâllerde sorgu tutanağının duruşmada okunması' zorunluluğu neden vardır? Bu durum, doğrudan doğruyalık ilkesinin istisnaları arasında nasıl bir denge sağlar?
Sanığın sorgusunun naip veya istinabe yoluyla yapıldığı haller, doğrudan doğruyalık ilkesinin bir istisnasıdır, zira hakim sanığın ifadesini bizzat duruşmada almamıştır. Ancak, bu istisnaya rağmen CMK m.209/1 uyarınca sorgu tutanağının duruşmada okunması zorunludur. Bu zorunluluk, delillerin yargılamaya getirilmesi, tarafların bu delile karşı savunma yapabilmesi ve hakimin vicdani kanaat oluşturabilmesi için gereklidir. Doğrudan doğruyalık ilkesi mutlak değildir; sanığın hazır bulunmasının mümkün olmadığı veya zorluk çıkardığı durumlarda istinabeye izin verilir. Tutanakların okunması, bu taviz verilen ilkenin etkisini en aza indirmeye çalışır ve yargılamanın şeffaflığını ve tartışılabilirliğini korur. Böylece, sanığın yokluğunda alınan ifadesi dahi, duruşma salonunda aleni olarak tartışmaya açılır.