Etkin pişmanlıkta failin suçun 'açığa çıkacağını anlayarak' yaptığı açıklamaların cezasızlık nedeni sayılmaması, bu kurumun 'gönüllü' olma şartı ve 'pişmanlığın iradiliği' kriteri açısından nasıl bir yorumu gerektirir?
Etkin pişmanlıkta, failin suçun 'açığa çıkacağını anlayarak' yaptığı açıklamalar, TCK m.192/1 gibi cezasızlık öngören fıkralar kapsamında genellikle cezasızlık nedeni sayılmaz. Bu durum, etkin pişmanlığın temelinde yatan 'gönüllü' olma şartı ve 'pişmanlığın iradiliği' kriteriyle ilişkilidir. Eğer fail, suçun zaten ortaya çıkacağını veya yakalanacağını anladığı için bilgi veriyorsa, bu, gerçek bir pişmanlıktan ziyade, ceza tehdidi altında bir zorunluluktan kaynaklanan bir eylem olarak yorumlanabilir. Yasa koyucu, bu tür durumlarda tam cezasızlık yerine, TCK m.192/3'teki gibi daha düşük indirim oranları öngörür, çünkü bu aşamada pişmanlığın iradiliği azalmıştır. Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 01.07.2013 T., 2013/7206 E. ve 2013/6776 K. sayılı kararında, şüpheli davranışlar nedeniyle üstleri aranan ve uyuşturucu madde bulunan faillerin maddeleri İran'dan getirdiklerine ilişkin açıklamalarının ithal fiilini ortaya çıkarması halinde etkin pişmanlık uygulanabileceği belirtilerek bu konuda aksi yönde bir yorum da getirilmiştir (atıf yapılan makalede).