İmar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m.184/5) etkin pişmanlığın uygulanması halinde, mahkemenin 'beraat kararı' yerine 'kamu davasının düşürülmesi'ne karar vermesi neden önemlidir? Bu durumun hukuki dayanağı nedir?
TCK m.184/5 hükmü, kişinin ruhsatsız veya ruhsata aykırı yaptığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde 'kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar' der. Burada önemli olan, suçun maddi unsurları tamamlanmış olmasına rağmen, yasa koyucunun özel bir etkin pişmanlık düzenlemesiyle hukuki sonuçları ortadan kaldırmasıdır. 'Beraat' kararı, fiilin suç oluşturmadığı veya sanık tarafından işlenmediği durumlarda verilir. Ancak burada fiil suç oluşturmuştur, fakat sonradan gerçekleşen pişmanlık eylemi (binanın yasaya uygun hale getirilmesi) nedeniyle kovuşturma olanağı ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla 'kamu davasının düşürülmesi' kararı, suçun varlığını kabul etmekle birlikte, yargılamanın devamını gerektiren bir koşulun ortadan kalktığını belirtir. Yargıtay 4. CD.'nin 01.07.2009 T., 2008/180 E., 2009/13241 K. sayılı kararında 'Beraat kararının verilmesinin kanuna aykırı olduğu' yönünde hüküm kurulmuştur.