Yargıtay'ın CMK m.209 kapsamında sanık veya mağdurun ifadesine ilişkin tutanakların, raporların ve diğer yazıların 'duruşmada okunması' ve 'diyeceklerinin sorulması' zorunluluğunun ihlalini, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının kısıtlanması bağlamında değerlendiriniz.
CMK m.209 uyarınca naip veya istinabe yoluyla alınan ifadeler, muayene/keşif tutanakları, adli sicil özetleri gibi delil olarak kullanılacak belgelerin duruşmada okunması zorunludur. Ayrıca CMK m.215'e göre, bu okumadan sonra tarafların (sanık, müdafii, savcı, katılan) 'diyeceklerinin sorulması' gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2008/398 E., 2008/4786 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, bu zorunluluklara uyulmaması (örneğin, otopsi, olay yeri tespit tutanakları, yakalama tutanakları, ekspertiz raporları okunmadan diyeceklerinin sorulmaması) CMK m.209'a aykırılık teşkil eder ve 'savunma hakkının kısıtlanması' sonucunu doğurur. Bu durum, Anayasa'nın 36. maddesi ve AİHS m.6 ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlalidir ve mutlak bozma nedenidir. Zira sanık, kendisine isnat edilen delillere karşı savunma yapma ve karşı delil sunma imkanından mahrum kalır.