TCK m.241'de düzenlenen tefecilik suçunun, geçmişte yürürlükte olan 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanunu ve 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'deki tefecilik tanımları ile karşılaştırılması, yeni TCK'nın suç politikası açısından nasıl bir değişimi ifade eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285489

Eski düzenlemelerde (2279 sayılı Kanun m.14 ve 90 sayılı KHK m.9) tefecilik genellikle 'izin alınmadan faaliyet gösterme' veya 'meslek edinme' gibi unsurlara odaklanıyordu. 90 sayılı KHK m.9, tefeciliği ikrazatçılık izni alınmadan faiz karşılığı ödünç para verme işlemlerinin yapılması veya bu işlerin meslek edinilmesi olarak tanımlıyordu. 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesi ise bu tanımlardan farklılaşarak, suçun oluşması için sadece 'kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verme' eylemini yeterli görmüştür. Bu, 'meslek haline getirme' şartını kaldırmış ve suçun kapsamını genişletmiştir. Bu değişim, yasa koyucunun, ekonomik yaşamdaki güvenilirliği ve rekabet mekanizmasını koruma amacıyla, bir defalık dahi olsa izinsiz faizli ödünç para verme eylemini suç kapsamına aldığını gösterir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/208 K.).