Hükmün temel ceza belirlenmesindeki 'çelişkiye düşülmesi' neden CMK m.289 kapsamında hukuka aykırılık teşkil eder ve bu durum cezanın bireyselleştirilmesi ilkesini nasıl etkiler?
Temel cezanın belirlenmesinde 'çelişkiye düşülmesi', Anayasa'nın 141. maddesi ve CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca gerekçeli karar ilkesinin ve TCK m.3'teki orantılılık ilkesinin ihlalidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/14872 E., 2018/1396 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı sanık hakkında farklı suçlar için temel ceza belirlenirken, benzer gerekçelerle (suçun işleniş biçimi, amaç ve saik, kastın ağırlığı) bir suçta alt sınırdan uzaklaşılmaya gerek görülmezken diğerinde teşdit uygulanması gibi çelişkili durumlar hukuka aykırıdır. Bu çelişki, hakimin takdir yetkisini keyfi kullandığı izlenimi yaratır, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesini zedeler ve Yargıtay denetimine olanak tanımaz. Bu tür bir gerekçe eksikliği veya çelişkisi, CMK m.289/1-g (gerekçesiz hüküm) kapsamında mutlak bozma nedeni sayılabilir.