TCK m.221/3'teki örgüt üyeliğinde etkin pişmanlık ile TCK m.221/4'teki etkin pişmanlık arasındaki temel farklar nelerdir? Özellikle 'suça iştirak etmeme' ve 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verme' koşulları bağlamında açıklayınız.
Her iki fıkra da yakalanma sonrası etkin pişmanlığı düzenler ancak koşul ve kapsamları farklıdır: 1. **TCK m.221/3:** Failin 'örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanmış' olması şarttır. Bu fıkra, henüz suç işlenmemiş, sadece örgüt üyeliği söz konusu iken yakalanan üyenin 'pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi' halinde cezasızlık öngörür. Burada, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş somut bir suçla ilgili bilgi verme zorunluluğu yoktur, örgütün kendisiyle ilgili bilgi istenir. 2. **TCK m.221/4:** Bu fıkra ise örgüt kuran, yöneten veya üye olan ya da örgüt adına suç işleyen/yardım eden kişiler için geçerlidir. Burada 'örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verme' beklenir. Yani, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş somut suçlar hakkında bilgi verilmesi şarttır. Ceza, gönüllü teslim olmada cezasızlık, yakalandıktan sonra ise indirim (üçte birden dörtte üçe kadar) şeklindedir. Temel fark, TCK m.221/3'te aktif bir suça iştirak etmeme koşulu varken, TCK m.221/4'te böyle bir sınırlama olmaması ve doğrudan işlenmiş suçlarla ilgili bilgi verilmesinin beklenmesidir.