TCK m.268'deki suçun 'failin işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla' işlenmesi şartı, suçun kast unsurunda nasıl bir özel amaç güdülmesini gerektirir?
TCK m.268'deki suçun oluşabilmesi için failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi özel bir kast (amaç) unsurudur. Bu, sadece genel bir yalan beyanda bulunmaktan farklı olarak, failin 'belirli bir suça ilişkin muhakeme sürecinden kaçınma' gibi spesifik bir niyetle hareket etmesini gerektirir. Eğer failin amacı bu değilse, örneğin sadece kimliğini gizlemek, tanınmamak veya genel bir kaçak olma durumundan kurtulmak ise, TCK m.268 hükümleri uygulanamaz. Yargıtay, bu özel amacı arayarak TCK m.268'i diğer yalan beyan fiillerinden ayırır (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2014/18281 E., 2016/2249 K. ve 15. Ceza Dairesi, 2014/19561 E., 2016/6145 K. - 'yakalama kararı bulunan sanığın yakalanmamak maksadıyla başkasına ait kimlik kullanmasının TCK 268'i oluşturmayacağı').