Bir sanığın kolluk tarafından durdurulduğunda sahte sürücü belgesi ibraz etmesi, ancak kolluk görevlilerinin sanığı önceden tanıyor olması ve gerçek kimliğinin tespit edilmesi üzerine tüm işlemlerin gerçek kimliğine göre yapılması durumunda TCK m.268 suçu oluşur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/9239 E., 2017/66 K. ve 2015/10622 E., 2017/1142 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, sanığın kolluk tarafından kimlik kontrolünde sahte kimlik ibraz etmesine rağmen, kolluk görevlilerinin sanığı önceden tanıması veya başka yollarla (parmak izi gibi) gerçek kimliğinin tutanak tutulmadan önce tespit edilmesi ve tüm adli işlemlerin gerçek kimliğine göre yapılması durumunda TCK m.268 suçu oluşmaz. Gerekçe şudur: TCK m.268 suçunun oluşabilmesi için failin 'işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla' başkasının kimliğini kullanması ve 'o kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması' gerekir. Eğer gerçek kimlik hemen tespit edilmiş ve başkası hakkında işlem yapılmamışsa, suçun unsurları oluşmaz. Bu durumda fiil, duruma göre sahtecilik (sahte belge kullanma) veya KK m.40 gibi başka bir suç/kabahati oluşturabilir.