TCK m.268'in uygulanabilmesi için 'daha önce işlenmiş bir suçun varlığı' ve 'eylemin adli soruşturma ve kovuşturmayı yürütmekle görevli yetkili mercilere yönelik olarak yapılması' koşullarının önemi nedir? Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.
TCK m.268'in oluşabilmesi için iki temel koşul vardır: 1. **Daha önce işlenmiş bir suçun varlığı:** Failin kendi kimliğini saklayarak başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmasının sebebi, daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemektir. Bu öncül suçun varlığı mutlak bir şarttır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2017/285 K.). 2. **Eylemin adli soruşturma ve kovuşturmayı yürütmekle görevli yetkili mercilere yönelik olması:** Failin, bu kimlik bilgilerini polis, savcılık veya mahkeme gibi soruşturma/kovuşturma yetkisi olan resmi makamlara vermesi gerekir. Örneğin, çaldığı cep telefonunu satarken alıcıya sahte kimlik vermesi, adli makamlara yönelik olmadığı için TCK m.268'i oluşturmaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/290 K.). Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/19561 E., 2016/6145 K. sayılı kararında, sahte kimlik ile araç kiralama veya satma eyleminin TCK m.268'i oluşturmadığı, zira adli makamlara yönelik olmadığı belirtilmiştir.