Uyuşturucu imal ve ticareti suçunda etkin pişmanlığın uygulanma zamanına ilişkin 'hüküm' kavramı doktrin ve Yargıtay içtihatlarında nasıl yorumlanmaktadır? İlk derece mahkemesi hükmü mü, yoksa kesinleşmiş hüküm mü esas alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285453

Doktrinde ve Yargıtay kararlarında 'hüküm' ibaresinden ne anlaşılması gerektiği tartışmalıdır. Hakim görüş, failin hizmet ve yardımlarının en geç ilk derece mahkemesinin hüküm kurduğu ana kadar gerçekleşmesi gerektiği, kanun yolu aşamasında yapılan hizmet ve yardımların TCK m.192/3 kapsamına girmediği yönündedir. Bu görüş, failin ceza tehdidi olmaksızın pişmanlık göstermesinin önemine dayanır. Ancak, Tezcan/Erdem/Önok gibi bazı yazarlar, karar kesinleşene kadar yargı makamlarına hizmet ve yardımda bulunmanın da m.192/3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunur. TCK m.192/3'ün gerekçesinde ve YCGK kararında bahsedilen 'hüküm', CMK m.223 kapsamında sayılan (beraat, mahkumiyet, düşme vb.) kararlardır. Makalede ise, etkin pişmanlığın ilk derece mahkemesi hükmünün kurulmasına kadar, en geç ise maddi vaka incelemesinin devam ettiği istinaf yargılamasının sonuna kadar mümkün olabileceği belirtilmektedir (Aksüt, a.g.e.).