5237 sayılı TCK öncesi ve sonrası dönemde tefecilik suçunun 'birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde' işlenmesi şartı nasıl değişmiştir? Bu değişikliğin TCK m.43'teki zincirleme suç hükümleriyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285443

5237 sayılı TCK yürürlüğe girmeden önceki dönemde (mülga 2279 sayılı Kanun ve 90 sayılı KHK), tefecilik suçunun oluşması için bir kimsenin birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle kendisine çıkar sağlaması gerekmekteydi; yani meslek haline getirme şartı aranıyordu. Ancak 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesindeki düzenlemeye göre, kişinin yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi suçun oluşması için yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle, suçun temadi ettiğinden bahsedilemez. Ancak, değişik zamanlarda ve farklı kişilere karşı tefecilik eylemini işleyen sanık hakkında, bir suç işleme kararı ile hareket ettiği sürece TCK m.43'te düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu, birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturmadığı, aksine zincirleme suç olarak değerlendirildiği anlamına gelir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2018/31 E., 2020/477 K. ve 2016/208 K.).