CMK m.289/1-i bendinde düzenlenen 'Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması' mutlak bozma nedeni olarak ne anlama gelir? Bu düzenlemenin Türk Ceza Muhakemesi Hukukundaki 'delil yasakları' ilkesiyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285435

CMK m.289/1-i bendi, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanmasını mutlak bozma nedeni olarak kabul eder. Bu, Türk Ceza Muhakemesi Hukuku'ndaki 'delil yasakları' ilkesinin bir yansımasıdır. Anayasa m.38/6'da 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez' hükmüyle anayasal güvence altına alınan bu ilke, CMK m.206/2-a ve 217/2'de de yer alır. Hukuka aykırı elde edilen delil, yargılamanın hiçbir aşamasında ispat aracı olarak kullanılamaz. Bu ilke, adaletin sağlanmasında 'ne pahasına olursa olsun' suçluyu cezalandırma anlayışının terk edildiğini, kamu otoritesinin delil toplarken hukukun çizdiği sınırlar içinde kalması gerektiğini vurgular. Yargıtay'ın da bu konudaki yerleşik içtihatları, hukuka aykırı elde edilen delillerin (örneğin izinsiz arama, hukuka aykırı dinleme) mutlak surette değerlendirme dışı bırakılması gerektiğini ifade eder (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2013/5127 E., 2013/17549 K. - karşı oylarda detaylı tartışma).