Tefecilik suçunda 'senet kırdırma' yönteminde, bono veya çekin vadesinden önce daha düşük bir bedelle alınmasının neden bir ödünç para verme işlemi olarak kabul edildiğini açıklayınız.
Çünkü bu işlemde, bono veya çekin el değiştirmesi, taraflar arasında önceden doğmuş gerçek bir ticari alacak-borç ilişkisine dayanmamaktadır. Bono veya çek, bir ödeme aracı olarak değil, bir mal gibi, üzerindeki nominal değerden daha düşük bir fiyata 'satın alınmakta' ve aradaki fark, parayı verenin elde ettiği 'kazanç' (faiz) olmaktadır. Bu, özünde, vadesi gelmemiş bir alacak senedini teminat göstererek, ileride tahsil edilecek tutardan daha az bir parayı ödünç alma işlemidir. (Bkz: TCK m. 241 Gerekçesi)