Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması (CMK m. 289/1-i) hali ile ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2013/5127 E. sayılı kararında tartışılan 'ölçülülük ilkesi' ve buna karşı çıkan 'karşı oy' gerekçesi temelinde nasıl bir hukuki çatışma vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #285231

Söz konusu kararda çoğunluk görüşü, hukuka aykırı arama ile elde edilen delilin kullanılmasında 'ölçülülük ilkesi'ni benimsemiştir. Buna göre, sanığın hakkının ihlali ile suçun topluma verdiği zarar karşılaştırılır; eğer topluma verilen zarar daha büyükse (örn. kamu sağlığını tehdit eden sahte ürünler), hukuka aykırı delil kullanılabilir. Karşı oy gerekçesi ise, Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2'nin 'mutlak delil yasağı'nı benimsediğini, ihlalin niteliğine veya suçun ağırlığına bakılmaksızın hukuka aykırı delilin hiçbir şekilde kullanılamayacağını, ölçülülük ilkesinin Türk hukukunda yeri olmadığını savunarak bu yaklaşıma şiddetle karşı çıkmıştır. Bu, delil yasaklarının yorumlanmasındaki temel bir hukuki çatışmayı yansıtmaktadır.