TCK m. 110 uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, hürriyetinden yoksun bırakılan mağdurun şahsına verilen zararın niteliği önemli midir? Manevi zarar bu kapsama girer mi?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2011/1672 E. sayılı kararının gerekçesinde, 'şahsa zarar' kavramının sadece vücut bütünlüğüne verilen maddi zararı değil, bundan daha geniş olarak fiziki yapıya da etkili olan 'manevi zararları' da kapsadığı belirtilmiştir. Bu yoruma göre, mağdurun cinsel tacize uğraması gibi manevi zarar doğuran eylemler de 'şahsa zarar verme' kapsamındadır ve bu durumda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. Ancak Yargıtay'ın daha sonraki kararlarında (örneğin CGK K.2020/147) bu konunun daha dar yorumlandığı, ekonomik ve manevi zararların bu kapsamda olmadığı yönünde eğilimler de görülmektedir.