Bir sanık hakkında hem tefecilik (TCK m. 241) hem de yalan tanıklığa azmettirme suçlarından dava açılmıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/719 E. sayılı kararında bu iki suç arasındaki ilişki nasıl kurulmuş ve tefecilik suçuyla ilgili nasıl bir bozma gerekçesi ortaya konmuştur?
Kararda, sanığın Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki bir davayı kazanmak için tanıkları yalan beyana azmettirdiği, bu eylemin zincirleme suç oluşturacağı belirtilmiştir. Tefecilik suçu yönünden ise, sanığın 01.06.2005 öncesi ve sonrası eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi, lehe kanun karşılaştırılması yapılması ve TCK m. 43 (zincirleme suç) ihtimalinin tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Yeterli araştırma (tanıkların yeniden dinlenmesi, faiz oranının netleştirilmesi) yapılmadan hüküm kurulması eksik araştırma sayılarak bozma nedeni yapılmıştır. İki suç arasında doğrudan bir içtima ilişkisi kurulmamış, her biri ayrı ayrı değerlendirilmiştir.