Akıl hastalığının ceza ehliyetine etkisini belirlemede 'uzman bilirkişi'nin raporu ile 'hâkim'in normatif belirleme görevi arasındaki ilişkiyi bir örnekle açıklayınız.
Örneğin, bir sanık kasten yaralama suçunu işlemiş olsun. İlk olarak, bir psikiyatrist heyeti (uzman bilirkişi), sanığın akıl hastası olup olmadığını, hastalığının (örneğin bipolar bozukluk) algılama ve irade yeteneği üzerindeki tıbbi etkilerini raporlar. Rapor, sanığın mani döneminde olduğunu ve dürtü kontrolünün ciddi ölçüde bozulduğunu belirtebilir. Ardından hâkim, bu tıbbi raporu değerlendirerek, somut yaralama eyleminin işlendiği anda sanığın mani dönemindeki bu durumunun, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini TCK 32/1 veya 32/2 kapsamında 'önemli derecede azaltıp azaltmadığı'na karar verir (normatif belirleme). Yani, tıbbi bulguları hukuki kategoriye yerleştirir.