Zimmet suçunda (TCK 248) etkin pişmanlığın, Yargıtay'ın bozma kararını takiben yapılan ilk derece yargılamasında hükmün verilmesinden önce ödeme yapılması halinde uygulanmaması gerektiği yönündeki görüşün gerekçesi nedir?
Doktrinde bu görüşü savunan Artuk/Gökçen/Yenidünya gibi yazarlar, Yargıtay'ın bozma kararı ile birlikte ilk derece mahkemesinin kararının doğruluğu hakkında failin bilgi sahibi olduğunu ve bu bilginin failin pişmanlık üzerindeki 'gönüllü' etkisini azaltacağını savunur. Bu durumda yapılan ödemelerin, 'takdiri bir hafifletici sebep' olabileceği ancak kanuni etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ifade edilir. Aksi takdirde, hakkında bozma kararı verilen sanık ile bozulmayan sanıklar arasında bir eşitsizlik meydana geleceği ve adalet duygusunun sarsılacağı düşünülmektedir. (Ersan Şen makalesi)