TCK 268 suçunda, sanığın eylemiyle 'resmi bir belgenin düzenlenmesi' şartı aranır mı? Örneğin, sadece sözlü olarak yalan beyanda bulunmak bu suçu oluşturur mu?
TCK 268 suçunda, sanığın eylemiyle doğrudan bir resmi belgenin düzenlenmesi şartı açıkça aranmaz. Suçun oluşması için failin 'başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması' ve bu durumun 'işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla' olması yeterlidir. Ancak bu kullanımın genellikle bir resmi belge düzenleme süreci (örneğin yakalama tutanağı, ifadesi alma) içinde gerçekleştiği görülür. TCK 206'dan farkı, 206'da 'resmi bir belgenin düzenlenmesinde' yalan beyan olması açıkça aranırken, 268'de amaçlanan sonuç başkasını isnat etmektir. Sözlü beyan da, eğer o beyan üzerine yetkili makamlar nezdinde bir süreç başlatılıyorsa, suçun oluşumuna hizmet edebilir. (Yargıtay CGK 2017/285 K.)