Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/409 E., 2021/64 K. sayılı kararına göre, CMK'nın 216. maddesinin üçüncü fıkrasındaki 'Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.' cümlesi hangi durumda savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde kabul edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #284529

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/64 K. sayılı kararına göre, bu hüküm, sanığın esas hakkındaki sorgusunun ve savunmasının zorunlu müdafisinin hukuki yardımından yararlandırılarak alınmış ve bütün usuli işlemlerin tamamlanmış olması şartıyla uygulanır. Eğer yüklenen suçun alt sınırı itibarıyla Kanun'un zorunlu müdafiliği kabul ettiği bir suçta (örneğin teşebbüs aşamasında kalmış yağma), sanık müdafisinin mesleki mazereti nedeniyle duruşmaya katılamayacağına yönelik dilekçe vermiş olmasına rağmen bu hususta bir karar verilmeden, yeni bir müdafi görevlendirilmeden ya da oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hükmün tesis ve tefhim edilmesi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunduğu ve CMK 289/1-e maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâli oluşturduğu kabul edilir.