Tefecilik suçunda (TCK 241), 'ivaz karşılığında ödünç para alanların' hukuki niteliği hakkında Yargıtay'ın eski ve yeni yaklaşımları arasında bir fark var mıdır? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #284510

Evet, fark vardır. 5237 sayılı TCK öncesinde Yargıtay uygulamalarında (örneğin Yargıtay Ceza Genel Kurulu 29.05.1989 tarihli ve 147-209 K. sayılı kararında) ivaz karşılığı ödünç para alanların tefecilik suçunun mağduru olamayacağı genel kabul görmekteydi. Hazine ise mağdur sıfatı kazanabilirdi. Ancak 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesinden sonra Yargıtay, ödünç para alan kişileri 'suçtan zarar gören' olarak kabul etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.04.2016 tarihli ve 118-208 sayılı kararında ise tefecilik suçunun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, yani kamu olduğu benimsenmiştir. Ödünç para alan kişi ise mağdur değil, suçtan zarar gören olarak kabul edilmektedir.