Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1027 E., 2018/183 K. sayılı kararına göre, zorunlu müdafiin bulunması gereken bir davada (örneğin yağma suçu), müdafiin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden de zorunlu müdafii şartı aranmalı mıdır? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #284495

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/183 K. sayılı kararına göre, davanın zorunlu müdafiin gerekli olduğu yağma suçundan açılıp buna ilişkin sevk maddesinin gösterildiği ve lehe olan kanuna ilişkin hükümler tefhim edilene kadar da sanıkların bu sevk maddesi uyarınca yargılandığı durumlarda, zorunlu müdafii belirlenirken sanığın yargılandığı suçun esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Aleyhe olduğu kabul edilen 765 sayılı Kanun'un uygulanması durumunda sanıkların savunma hakkı gözetilerek zorunlu müdafiin gerekli olduğu sonucuna varılırken, ceza miktarı bakımından lehe olduğu kabul edilip uygulanan 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin birinci fıkrası bakımından zorunlu müdafiin şart olduğu ancak aynı Kanunun 109. maddesinin 2. fıkrası yönünden ise bu şartın aranmadığının kabul edilmesinin, maddi hukuk bakımından lehe uygulama yapılırken, usul hukuku yönünden sanıkların savunma haklarının kısıtlanmasına sebebiyet vereceği anlaşılmıştır. Bu nedenle, hükmün tefhim edildiği oturumda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından da zorunlu müdafinin hazır bulunması gerekli kabul edilmiştir.