Sanığın, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü nedeniyle yakalama kararı bulunuyorken, yakalanmamak amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması TCK 268 kapsamında 'başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması' suçunu oluşturur mu? Neden?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/18281 E., 2016/2249 K. sayılı kararına göre, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü nedeniyle yakalama kararı bulunan sanığın yakalanmamak maksadıyla başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerini kullanmaktan ibaret eylemi, TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçu oluşturmaz. Çünkü TCK 268'deki suçun oluşması için failin 'işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla' başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması, yani başkasını suçun faili olarak göstermesi gerekmektedir. Burada sanığın amacı, mevcut bir kovuşturmayı engellemek değil, yakalanma emrinin infazını engellemektir ve başkasını suçlu gösterme unsuru eksiktir.