Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/4478 E., 2018/149 K. sayılı kararında, sanığın üzerinde kendi resmi bulunan sahte sürücü belgesini ibraz etmesi ve gerçek kimliğinin parmak izi sorgulamasıyla ortaya çıkması durumunda, TCK 268 veya TCK 206'nın oluşmadığı, eylemin Kabahatler Kanunu 40. maddeye uyduğu neden kabul edilmiştir?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/149 K. sayılı kararında, sanığın üzerinde kendi resmi bulunan sahte sürücü belgesini ibraz etse de, hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmıştır. Bu nedenle TCK 268'in unsurları oluşmamıştır. Ayrıca, mağdur adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle TCK 206/1'de tanımlanan suç da gerçekleşmemiştir. Sonuç olarak, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen 'kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' kabahatini oluşturduğu kabul edilmiştir.