Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/1146 E. kararında, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan (TCK 134/2) ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasına rağmen, sanığın aynı eylemi arkadaşına isnat edilen şantaj suçuna yardım etme olarak nitelendirilip dava açılması ve mahkumiyet hükmü kurulması neden hatalı bulunmuştur?
Kararda, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten ve bu karar sanığa tebliğ edildikten sonra aynı olayla ilgili yeni bir delil elde edilmediği, mağdurun da sanıktan şikayetçi olmadığı belirtilmiştir. Kovuşturma koşulunun (şikayet) gerçekleşmemesi nedeniyle (CMK 172/2, TCK 139/1) sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde (özel hayatın gizliliğini ihlal suçu üzerinden) mahkumiyet hükmü kurulması hatalı bulunmuştur. Eylemin şantaj suçuna yardım olarak nitelendirilmesi de, temel fiil (özel hayatın gizliliğini ihlal) yönünden kovuşturma şartı eksikliği nedeniyle sorgulanmıştır. (CMK 172/2, TCK 139/1, Yargıtay 12. CEZA DAİRESİ 2016/1146 E. , 2017/5125 K.)