Bir ceza davasında, sanık müdafii, esasa ilişkin savunmasını yazılı olarak mahkemeye sunup, son celsede sözlü olarak 'yazılı savunmamızı tekrar ederiz' diyebilir mi? Bu durum, CMK m. 188 ve 216 açısından yeterli midir?
Uygulamada sıkça rastlanan bir durum olmasına rağmen, bu, CMK'nın ruhuna tam olarak uygun değildir. CMK m. 216, 'sözlü' bir tartışma ve beyan usulü öngörmektedir. Savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için, müdafiin, savcının mütalaasına ve diğer beyanlara karşı sözlü olarak, duruşmanın dinamikleri içinde savunma yapması esastır. 'Yazılı beyanları tekrar etme' usulü, bu sözlü tartışma ve çelişme ortamını zayıflatabilir. Ancak, Yargıtay genellikle, müdafiye söz hakkı verildiği ve kendisinin bu şekilde beyanda bulunduğu durumlarda, bu durumu tek başına mutlak bir bozma nedeni olarak görmemektedir. Yine de ideal olan, esaslı bir sözlü savunma yapılmasıdır.