Bir suçun işlenişine 'gözcülük' yaparak katılan kişinin eylemi, TCK m. 37 (müşterek faillik) mi, yoksa TCK m. 39 (yardım etme) kapsamında mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki farklı kararlarının temelindeki ayrım ne olabilir?
Yargıtay'ın kararlarında bu konuda farklılıklar görülebilmektedir. Ayrımın temelindeki kriter, gözcülük yapan kişinin 'fiil üzerindeki ortak hakimiyeti'dir. Eğer gözcü, suçun işlenişinde pasif bir konumda kalmış, sadece etrafı kollamışsa, bu eylem genellikle TCK m. 39 kapsamında 'yardım etme' olarak kabul edilir. Ancak, gözcü, suçun icrasında aktif bir rol almış, faillerle sürekli iletişim halinde olarak onları yönlendirmiş, suçun işlenip işlenmemesi veya ne zaman işleneceği konusunda karar sürecine katılmış ve eylemi, suçun başarısı için vazgeçilmez bir nitelik taşıyorsa, bu durumda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu kabul edilerek TCK m. 37 kapsamında 'müşterek fail' olarak sorumlu tutulabilir. Değerlendirme, her somut olayın kendi özelliklerine göre yapılır.