HMK 190 ve TMK 6'da düzenlenen ispat yükü kuralının temel felsefesi nedir ve bu kural olmasaydı yargılamada ne gibi bir sorun ortaya çıkardı?
İspat yükü kuralının temel felsefesi, 'non liquet' (belirsizlik) durumunu çözmektir. Bir davada, tarafların iddia ettiği vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediği tam olarak anlaşılamazsa, yani durum belirsiz kalırsa, hakimin yine de bir karar vermesi gerekir. İspat yükü kuralı, bu belirsizliğin riskini kime yükleyeceğini belirler. Kural, 'iddia eden ispatlar' (actori incumbit probatio) genel ilkesine dayanır. Eğer ispat yükü kendisinde olan taraf, iddiasını kanıtlayamazsa, o vakıa ispatlanamamış sayılır ve o taraf davasını kaybeder. Bu kural olmasaydı, vakıaların ispatlanamadığı durumlarda hakimlerin nasıl karar vereceği belirsiz kalır, bu da keyfiliğe ve hukuk güvenliğinin zedelenmesine yol açardı.