Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2017/1665 sayılı kararı uyarınca, trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmesi sırasında sürücünün yalan beyanda bulunması, ancak bu beyanın görevlilerce şüpheli görülerek yapılan araştırma sonucunda gerçeğin ortaya çıkması halinde TCK 206'nın unsurları neden oluşmaz?
Kararda, TCK 206'daki suçun oluşması için 'kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerektiği' belirtilmiştir. Eğer beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumundaysa, yani resmi belge sadece kişinin beyanına göre değil, memurun incelemesi sonucuna göre meydana geliyorsa, suç oluşmaz. Somut olayda, trafik görevlileri beyanı şüpheli görüp araştırma yaparak gerçeği tespit ettiklerinden, yalan beyan üzerine gerçeğe aykırı bir tutanağın düzenlenmesine sebebiyet verilmediği için TCK 206'nın unsurları oluşmamıştır. (Yargıtay 21. Ceza Dairesi - Esas: 2015/10796, Karar: 2017/1665)