Ayırt etme gücüne sahip olduğu kabul edilen (örn. 16 yaşında) bir küçük mağdur, davaya katılmak isterken, kanuni temsilcisi (velisi) katılmasını istemediğini beyan ederse, hangi iradeye üstünlük tanınır?
Bu durumda küçük mağdurun kendi iradesine üstünlük tanınır. Katılma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Medeni Kanun m.16'ya göre ayırt etme gücüne sahip küçükler, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını yasal temsilcilerinin rızası olmaksızın kullanabilirler. Dolayısıyla, ayırt etme gücüne sahip küçüğün katılma yönündeki iradesi, kanuni temsilcisinin aksi yöndeki iradesine göre önceliklidir. (YCGK 2013/15-289 K. 2014/342 K. kararındaki genel ilkelerden)