Uzlaştırma kapsamına giren ve girmeyen suçların karşılıklı olarak (müşteki-şüpheli olarak) işlendiği bir dosyada, uzlaştırma işleminin her bir şüpheli ve mağdur yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi ilkesi ne anlama gelmektedir?
Bu ilke, 'suç ve cezaların şahsiliği' prensibinin bir yansımasıdır. Bir şüphelinin işlediği suç uzlaştırma kapsamında değilse, bu durum, diğer şüphelinin işlediği ve normalde uzlaştırma kapsamında olan suç için uzlaştırma yolunu kapatmaz. Her bir şüpheli-mağdur ilişkisi kendi içinde bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Mahkemenin, bir suç uzlaşmaya tabi değil diye tüm dosya için uzlaştırma yolunu kapatması, uzlaştırma kurumunun amacına aykırıdır ve bozma nedenidir. (Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2018/4317 E., 2018/11662 K.)