Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) yer alan 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) ile 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' (HMK m. 31) arasındaki gerilimi, birleşik davalarda (örn. işçilik alacağı) delil sunma yükümlülüğü bağlamında açıklayınız. Hâkimin bu iki ilke arasında nasıl bir denge kurması gerektiğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/865 Karar sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282327

HMK'nın 25. maddesinde düzenlenen 'Taraflarca Getirilme İlkesi', tarafların dava malzemelerini (vakıa ve delilleri) mahkemeye getirme yükümlülüğünü öngörür ve hâkimin kural olarak tarafların ileri sürmediği vakıaları veya delilleri re'sen araştırmamasını esas alır. Ancak HMK'nın 31. maddesindeki 'Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi', hâkime uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda taraflara açıklama yaptırma, soru sorma ve delil göstermesini isteme yetkisi verir. Bu iki ilke arasında bir gerilim ve denge söz konusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/22-1060 Esas, 2017/865 Karar sayılı kararı bu dengeyi işçilik alacağı davasında ele almıştır. Davalı işveren vekilinin devamsızlık tutanaklarını sunmaması durumunda, mahkemenin bu tutanakları re'sen istemesi ve tutanaklar altında imzası bulunan çalışanları resen tanık olarak dinlemesi veya davacının isticvabının gerekip gerekmediği tartışılmıştır. Kararda, hâkimin davayı aydınlatma görevinin (HMK 31), taraflarca getirilme ilkesini (HMK 25) yumuşattığı ancak hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamına gelmediği vurgulanmıştır. Aydınlatma ödevi, mevcut taleplerin veya ileri sürülen vakıaların netleştirilmesi, belirsizliklerin giderilmesi amacına yöneliktir. Ancak kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda, hâkimin aktif rolü daha geniş olabilir. İşçilik alacağı davalarında, feshin haklı sebeple yapılıp yapılmadığı gibi hususların aydınlatılması için hâkimin bu ödevini dikkatli kullanması, ancak taraflarca getirilmeyen delillerin toplanması noktasında taraflarca getirilme ilkesiyle çelişmemesi gerekir. Bu denge, adil yargılama ve usul ekonomisi açısından kritik öneme sahiptir.