Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde düzenlenen 'Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi', yıllık ücretli izin alacaklarının hesaplanmasında, işçinin izin kullanıp kullanmadığına ilişkin belirsizlikler durumunda nasıl bir uygulama alanı bulur? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/5545 Karar sayılı kararı bu konuda hâkimin yapması gerekenleri nasıl tanımlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282305

HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen 'Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi', hâkimin uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilmesi, soru sorabilmesi ve delil göstermesini isteyebilmesidir. Yıllık ücretli izin alacaklarının hesaplanmasında, işçinin uzun süre hiç izin kullanmadan çalıştığı iddiaları hayatın olağan akışına aykırı düşebilir ve belirsizlik yaratabilir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/9163 Esas, 2017/5545 Karar sayılı kararı bu durumu netleştirmiştir. Kararda, davacının uzun süre (örneğin 13 yıl) hiç yıllık izin kullanmadan çalıştığı varsayılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılması gerekenin, HMK m. 31 gereği hâkimin davayı aydınlatma yükümü doğrultusunda davacıdan hiç yıllık izin kullanıp kullanmadığı, kullanmışsa hangi yıllarda ve hangi yıllara ait kaç gün izin kullandığının sorulması ve varsa izin kullanımına ilişkin belgelerin taraflardan istenmesi olduğu vurgulanmıştır. Bu bilgiler toplandıktan sonra kalan izin süresinin ücreti hesaplanmalıdır. Bu karar, hâkimin yargılamanın pasif bir gözlemcisi olmaması, aksine aktif bir şekilde maddi gerçeğe ulaşmak için belirsizlikleri giderme ve delil toplama yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini göstermektedir.