HMK'nın 324. maddesindeki 'delil ikamesi için avans' yükümlülüğü, ara kararda talep edilen avansın miktarının ve hangi işleme ilişkin olduğunun açıkça belirtilmemesi durumunda hukuki sonuç doğurur mu? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/291 Karar sayılı kararı bu konuda nasıl bir prensip belirlemiştir?
HMK'nın 324. maddesi uyarınca belirlenen 'delil ikamesi için avans' yükümlülüğü ve bunun sonucunda delilden vazgeçilmiş sayılma, ancak usulüne uygun olarak verilmiş bir 'kesin süre' ile hukuki sonuç doğurabilir. Hâkimin ara kararında talep edilen avansın miktarının ve hangi işleme (örneğin tanık dinlenmesi, bilirkişi ücreti) ilişkin olduğunun açıkça belirtilmemesi, bu kesin sürenin usulüne uygun olmamasına yol açar ve dolayısıyla hukuki sonuç doğurmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/24718 Esas, 2017/291 Karar sayılı kararı bu prensibi net bir şekilde ortaya koymuştur. Velayet davasında, mahkeme davacıya tanıklarının dinlenmesi için gereken masrafları yatırmak üzere iki hafta kesin süre vermiş, ancak 'tanık masraflarının miktarı açıkça gösterilip bildirilmemiştir'. Yargıtay, bu nedenle verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağını ve davacının tanık dinletme talebinin reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Bu durum, hâkimin verdiği kesin süre kararlarının 'her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması, yapılacak işlerin teker teker belirtilmesi' gerektiğini vurgular. Aksi takdirde, tarafların savunma hakkı kısıtlanmış olur ve adil yargılanma ilkesi ihlal edilmiş sayılır.