Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 30/1'de düzenlenen 'suçun maddi unsurlarında hata'nın, taksirli sorumluluk halleri ile ilişkisi nedir? Bu hata türünde taksirli sorumluluğun doğabilmesi için hangi şartların bulunması gerekir ve her suç için taksirli sorumluluk mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #282301

TCK m. 30/1'in ikinci cümlesinde, 'bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır' hükmü yer alır. Bu, suçun maddi unsurlarında hataya düşen failin kastı ortadan kalksa bile, eğer fiil kanunda taksirle işlenebilir bir suç olarak tanımlanmışsa ve failin hatası nedeniyle neticeye taksirli bir davranışla yol açmışsa sorumlu tutulabileceği anlamına gelir. Taksirli sorumluluğun doğabilmesi için şu şartlar aranır: 1) İşlenen fiilin, kanunda taksirle işlenebilir bir suç olarak açıkça tanımlanması gerekir. Yalnızca kasten işlenebilen suçlar (örneğin güveni kötüye kullanma, mala zarar verme suçları) için taksir açısından bir değerlendirme yapılamaz. 2) Failin hataya düşülen unsurlar bakımından gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve bu nedenle neticenin meydana gelmesi gerekir. Yani, failin hatası kaçınılabilir nitelikte olmalıdır. Makalede belirtildiği gibi, 'hataya düşülen unsurlar bakımından gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi halinde netice değişebilecekse, taksirle işlenmiş bir haksızlıktan bahsetmek mümkündür.' Örneğin, kasten yaralama veya öldürme suçları hem kasten hem de taksirle işlenebildiğinden, bu suçların unsurlarında düşülen yanılgıdan ve oluşan neticeden gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi halinde kaçınmanın mümkün olduğu kanaatine varılırsa, fail bu suçların taksirli hallerinden sorumlu tutulabilir. Ancak 'hataya düşülen her durumda taksirin varlığı kabul edilemez' ilkesi geçerlidir.